
boşlukla dopdolu bir seneden sonra sonunda evet başıma iyi bi şeyler gelmeye başladı. yeni yer, yeni hayat. sigarayı bile bırakasım geliyor. liseyi bitirdiğimdeki gibi hissediyorum. "önümde yepyeni bi dünya var" hissi. ilk deneme bok oldu. hayat bana bu hissi ikinci kez verdi, bu sefer adam olurum gibi. artık "benim" dediğim dünyam olacak gibi.
aklım ermeye başladığı günden beri kendi küçük dünyamı yaratma peşindeyim. nerde sessiz bi kuytu görsem gidip orda oynardım. yeni okulun, yeni apartmanın, kimsenin bilmediği yerlerini keşfetmeye çalışırdım hep. üniversitede bile kütüphanenin en üst katında ölsem cesedimin 3 gün sonra bulunacağı bi köşesini bulmuştum. yurtta yangın merdiveninin anahtarını çalmıştım gizlice orda otururdum. bi mekanda beni kimsenin bulamayacağını bilmek gibi garip bi zevk işte.
bahsetmek istediğim şey bu değildi her neyse... kendi minik dünyam evet. kafamı dinleyeceğim, medeniyetten uzak, en fazla bir iki yaşayan varlıkla muhatap olmamı gerektirecek, beynimi yeterince meşgul edecek bir uğraşımın olacağı bi yere gidiyorum. dünyaların en miniği ve en benim olanını buldum artık sanırım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder