10 Eylül 2009 Perşembe

it's not sex and not the city

tam da bu defterleri kapadığımı düşündüğüm anda enteresan isteklerim peydah oldu. dediği gibi o yıkıcı tüketici aşkı arıyorum sanki. geceleri uyutmayan. sabahın altısında seni uyandırıp saatlerce ağlatan. aradığımız kişiye ulaşılamayan. hayaller kurduran, hayalleri bozduran. sinirlendiren. en çok istediğin anda çekip giden. kafasının içindeki kıvrımları ezberleyene kadar tanımak tanımak daha çok tanımak istediğim ama bi kale gibi kapalı olan. onun hayatında bi yerim varmış gibi hissedeceğim her saniye için çabalamam gereken. beni tüketecek ve yıkıp yakacak aşk.
bulduğumda ne yapacağımdan bile emin değilim. ama o bi an yakın bi an uzak hissi, saniyeler içinde o duygudan o duyguya koşmak tekrar hayata dönmüşüm gibi hissettirdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder