29 Temmuz 2009 Çarşamba

04.03.09/çarşamba 01:36


"yastık kılıfını değiştirdim. ankaradan getirdiğimden beri açmadığım kutudan bir kılıf çıkardım. ankara gibi kokuyor hala. o eski küçük evim gibi kokuyor. tozlu, yaşlı, beklemiş, kuru, isli, hafif sigara dumanlı, tam 12 güneşi gibi, toprak gibi. o evde hissettiğim bütün duygular bu kokuda. gamzenin çekyat altı anılarını karıştırdığım gün gibi kokuyor. ya da delice ders çalıştığım o ufak masa gibi. evden ayrılacağım zaman dolabı açıp kokuyu içime çekerdim. hiç unutmayayım diye. ankarayı, o huzuru, o minik evi, o minik evin içindeki minik dünyamızı hiç unutmamak için. hiç gitmek istememiştim. sanki sonradan olacakları biliyormuşum gibi, sanki bir daha hiç öyle mutlu olamayacağımı hissetmişim gibi herşey bana burda kal diyordu. ne için gittim peki? 6 ay sonra hiç gibi biteceğini tahmin edememiş olduğum bi ilişki için. o kadar pişmanım ki ankarada kalmadığıma. başka bir insana dönüştüm artık bir parçam orda kaldı. bu yüzden ağladım geçen hafta geri dönerken."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder