21 Ocak 2011 Cuma
trençkot
"diğer insanlar" kavramını özledim. uzunca bir süredir gördüğüm herkes, (yani HERKES), tanıdığım insanlar. toplu taşıma araçları kullanamıyor olmak, sürekli aynı bakkala gitmek, ya da en genel haliyle yaşadığım yerden dışarı çıkmamak neticesinde. otobüs kullanabildiğim, dışarı çıktığım, bir şehire dahil olduğum zamanlarda farketmeden bi çeşit sosyal iletişim halindeymişim meğersem. bi insan denizindeymişim eskiden. şimdi halka açık alanların hasreti içerisindeyim. yolda yürümeyi ve aynı yolda o sırada başkalarının da yürüyor olduğu farkındalığını özledim. her sabah evden çıkmadan giyinip kuşanıyorum, saçıma özeniyorum, makyaj bile yaptığım oluyor. düğmeleri sıkıca ilikliyorum, bere giyiyorum gerekirse, üşümeyeyim diye. gideceğim yer 1 dakika uzaklıkta, belki elli adım bile değil. sırf, o "evden çıkan yola koyulan kadın" hissi için. sanki gerçekten bi yere gidiyormuşum gibi hayaller kuruyorum o sırada. her gün başka bi yere gidiyorum. "bugün vapur iskelesine gideyim". gün içinde beni görecek insanların tümü zaten akşam tv başındaki pijamalı halimi, evi temizleyen perişan halimi, sarhoş olup kusan halimi görmüş insanlar. onlara görüneyim diye değil, kafamda yaşadığım o kısacık hayal için hazırlanıp çıkıyorum evden.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder