12 Kasım 2011 Cumartesi
karpuz
insan, dünya dediğimiz gezegendeki baskın tür. dünya gezegeni evrende bi zerre bile değil. bi noktacık. önemsiz bi madde yığını. ve bu zerreciğin üstündeki milyonlarca türü baskılamış tek bir türden bahsediyorum. yaşam, ölüm, varolmak kavramları. kendisini evrenin hakimi sanan zerreciğin üzerindeki yaratıktan bahsediyorum. ben bu türün üyesiyim. bu gezegende olagelmişim. bu gezegen varmış, canlılar varmış, bi tür evrilmiş, bi tür yokolmuş, atmosfer, denizler, ısınmış, soğumuş milyonlarca yıl sürmüş. ben olmuşum. birey olmak ve yaşamın içine doğmuş olmak. evreni görüş alanımızdaki maddelerden ibaret ve zamanı yaşam süremiz zannettiğimiz için büyüleniyoruz hayatla. dünyanın bütün varlığının ve etkilediği her şeyin kapladığı hacim öylesine küçük ki. ve olageldiği süre zamanda bir göz kırpmasından ibaret. o kadar önemsiz bi zerrecik ki dünyamız varolmasının herhangi bi sebebi bile olmasına gerek yok. uzaklarda bi yerde başka bi gezegende, zibilyonlarca yıl sonra evrenin tarihi yazılsa, hadi diyelim dünyada kayda değer bi şey yaşanmış bile olsun, beş kelime bile fazla gelirdi dünyayı anlatmak için. hiç sikimde değil o yüzden dünya şu anda karpuz gibi ortadan ikiye yarılsa bile. hiç sinirlenmem, kahrolmam "kötü kalpli" adamın biri tüm insanlığı yokedecek düğmeye bassa. bu alelade gezegende yaşayan insanoğlu denen kocaman organizma umrumda değil hiç. yine de bi bireyim. alışkanlıklar bırakılmıyor. bi hayatım var. yaşıyorum. ben olmanın bilincindeyim. parçası olduğum bu önemsiz zerrecik o kadar umrumda değil ki, ölümüne bireyim. kendi kendime yaşamayı tercih ediyorum. kafama göre saçmalayıp mümkün olduğunca erken terketmeyi planlıyorum burayı. bi tatmin, bi memnuniyet beklemiyorum. tadı çıkarılacak bi şey görmüyorum. bi zerreciğin üstündeki küçük beyinli bi yaratığım, herkes gibi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)